Trump yalnızlaşıyor: Japonya, İngiltere ve Avustralya da askeri desteği reddetti
Trump’ın İran İslam Cumhuriyeti’ne karşı başlattığı hukuksuz saldırılar için uluslararası destek bulmakta zorlandığı ortaya çıktı. Japonya, Avustralya ve Birleşik Krallık, stratejik öneme sahip Hürmüz Boğazı’nda ticari gemileri korumak için savaş gemisi gönderme planlarının bulunmadığını açıkladı.
Trump yönetimi, İran İslam Cumhuriyeti’ne yönelik ABD ve işgalci siyonist rejimin hukuksuz saldırılarının ardından Tahran’ın Hürmüz Boğazı’nda petrol tanker trafiğini büyük ölçüde durdurmasına karşı müttefiklerinden askeri destek talep ediyor. Ancak Washington’un bu çağrısı şu ana kadar ciddi bir karşılık bulmuş değil.
İran İslam Cumhuriyeti’nin misilleme olarak Hürmüz Boğazı’ndaki tanker geçişlerini fiilen durdurması, dünya enerji piyasalarında büyük bir şok etkisine sebep oldu. Küresel petrol arzında tarihin en büyük kesintilerinden biri yaşanırken petrol fiyatları hızla yükseldi.
Dünya petrolünün yaklaşık yüzde 20’sinin geçtiği bu kritik geçiş noktası üzerindeki kontrolün İran İslam Cumhuriyeti’nin elinde olması, Tahran’ın bölgesel güç dengelerindeki stratejik etkisini bir kez daha ortaya koydu.
Trump, Air Force One uçağında gazetecilere yaptığı açıklamada birçok ülkenin Hürmüz Boğazı’nı korumak için askeri katkı sağlaması gerektiğini savundu.
“Bu ülkeler kendi enerji kaynaklarının geçtiği yolu korumalı.” diyen Trump, yedi ülke ile temas kurduklarını ancak isim vermeyeceğini söyledi.
Daha önce sosyal medya paylaşımında ise Çin, Fransa, Japonya, Güney Kore ve İngiltere’nin de operasyona katılmasını istediğini açıklamıştı.
Ancak bu çağrılar Washington’un beklediği karşılığı bulmadı.
Japonya Başbakanı Sanae Takaichi, parlamentoda yaptığı açıklamada Tokyo’nun Ortadoğu’ya savaş gemisi göndermeyi planlamadığını belirtti.
“Refakat gemisi göndermek konusunda herhangi bir karar alınmış değil.” diyen Takaichi, Japonya’nın kendi yasal çerçevesi içinde ne yapılabileceğini değerlendirdiğini söyledi.
Japonya Savunma Bakanı Shinjiro Koizumi de mevcut gergin ortamda Hürmüz’e savaş gemisi gönderme planı bulunmadığını ifade etti.
Takaichi’nin iktidardaki Liberal Demokrat Partisi’nin politika şefi Takayuki Kobayashi ise Tokyo’nun askeri müdahale eşiğinin son derece yüksek olduğunu söyledi.
Avustralya Ulaştırma Bakanı Catherine King, ülkesinin Hürmüz Boğazı’na savaş gemisi göndermeyeceğini açıkça dile getirdi.
Avustralya muhalefetinden savunma sözcüsü James Paterson ise böyle bir görevin ulusal çıkarlara uygun olup olmadığının ayrıca değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Birleşik Krallık ise savaş gemisi göndermek yerine sadece mayın temizleme uçakları konuşlandırma ihtimalini değerlendirdiğini açıkladı. Yetkililer, doğrudan askeri varlığın bölgedeki gerginliği daha da artırabileceği uyarısında bulundu.
Fransa da Washington’un çağrısını reddederek Hürmüz’e ek askeri güç göndermeyeceğini açıkladı.
İran İslam Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, ABD’nin müzakere çağrılarına karşı Tahran’ın herhangi bir ateşkes ya da görüşme talebinde bulunmadığını söyledi.
“Hiçbir zaman ateşkes istemedik. Müzakere de talep etmedik.” diyen Arakçi, İran İslam Cumhuriyeti’nin gerektiği sürece kendini savunmaya hazır olduğunu vurguladı.
ABD ve işgalci siyonist rejim saldırılarının İran İslam Cumhuriyeti’nin bazı askeri unsurlarına zarar verdiğini kabul eden Arakçi, buna rağmen ülkesinin istikrarlı ve güçlü olduğunu belirtti.
“Bu bir hayatta kalma savaşı değil. İran İslam Cumhuriyeti yeterince güçlü ve istikrarlı bir ülke.” dedi.
Hürmüz Boğazı’ndaki kriz nedeniyle küresel enerji piyasalarında dalgalanma sürüyor. Petrol fiyatları haftanın ilk işlem gününde varil başına 104 doların üzerine çıkarak son yılların en sert yükselişlerinden birini yaşadı.
Uzmanlar, Washington’un askeri baskı politikasının bölgesel gerilimi tırmandırdığını ve dünya enerji güvenliğini ciddi şekilde tehdit ettiğini belirtiyor. (İLKHA)