Ali Özdemir - Merkez Medya

Temiz: İşgal rejiminin idam yasası hukuka aykırı

Siirt Hukukçular Derneği Başkanı Diyaddin Temiz, işgal rejimi tarafından kabul edilen idam yasasının uluslararası hukuka ve insan haklarına aykırı olduğunu belirterek, düzenlemenin yok hükmünde olduğunu ifade etti.

13 Nis 2026 - 19:01 YAYINLANMA
0 GÖSTERİM

Hukukçular Derneği Siirt Temsilciliği, işgalci rejimin Filistinli esirlere yönelik idam kararına tepki göstermek için Adliye önünde basın açıklaması düzenledi.

Basın açıklamasını dernek başkanı Diyaddin Temiz okudu. Temiz, söz konusu düzenlemenin insan haklarına ve uluslararası hukuka aykırı olduğunu ifade etti.

“Hukuksuzluklara karşı duruşumuzu her zaman ortaya koyduk”

Temiz, açıklamasında, şu ifadeleri kullandı:

“Hukukçular Derneği olarak kurulduğumuz 1970 yılından beri gerek ülkemizde gerek dünyada meydana gelen hukuksuzlukların karşısında olduk ve her daim bu duruşumuzu yüksek sesle dile getirdik. Ancak son yıllarda başta Filistin olmak üzere bütün dünyada giderek artan şiddet eylemleri ve zulüm hepimizi özellikle de biz hukukçuları ciddi bir mesuliyet altında bırakmaktadır. Her fırsatta ve her platformda sesimizi yükseltme gayretimize rağmen israil terör devleti saldırılarına devam etmekte, insan hakları ihlallerini giderek artırmaktadır.”

“Yasa yok hükmündedir”

Temiz, işgal parlamentosu tarafından 30 Mart 2026 tarihinde kabul edilen idam cezasına ilişkin düzenlemenin hukuken geçersiz olduğunu vurgulayarak şöyle konuştu:

“Bugün burada toplanmamızın asıl sebebi ise israil parlamentosu tarafından 30 Mart 2026 tarihinde kabul edilen idam cezasına dair yasal düzenlemenin insan haklarına ve uluslararası hukuka aykırılığını güçlü bir şekilde ortaya koymaktır. Her şeyden önce ifade etmek gerekir ki israil parlamentosu tarafından yapılan bu yasal düzenleme bütün hukuk düzenlerinde yok hükmündedir. BM kararlarında da teyit edildiği üzere işgalci konumda olan israil terör devletinin, Filistin topraklarında kendi hukuki düzenini egemen bir devlet gibi kullanması mümkün değildir. israil terör devleti, işgal ettiği topraklar üzerinde tam egemenlik yetkisi kullanamayacağı gibi; kendi hukuk düzenini ve yargı sistemini sınırsız biçimde uygulama yetkisine de sahip değildir.”

“Düzenleme keyfi ve ayrımcıdır”

Temiz, söz konusu yasanın geniş ve belirsiz kavramlara dayandığını belirterek, “Söz konusu yasa, ölüm cezasını; terör eyleminin bir parçası olarak hareket edilmesi, israil devleti’ne veya varlığına zarar verme amacı güdülmesi ve bir israil vatandaşı ya da sakininin ölümüne neden olunması gibi unsurların aranması suretiyle düzenlemektedir. Ancak bu unsurların son derece geniş ve belirsiz kavramlara dayanması, düzenlemenin keyfi ve ayrımcı şekilde uygulanmasına açık bir zemin oluşturmaktadır. Bu düzenleme ile israil terör devleti, Filistin’in özgürlüğü için mücadele eden on binlerce insanı hukuki düzenleme kisvesi altında katletmek istemektedir. Yasa metninden anlaşıldığı üzere, söz konusu düzenleme fiilen Filistinlilere uygulanmak üzere kurgulanmıştır. Buna karşılık, Filistinlileri öldüren veya onlara zarar veren israil vatandaşları veya yerleşimciler farklı bir hukuk rejimine tabi tutulmakta ve sivil mahkemelerde yargılanmaktadır. Nitekim uygulamada bu kişilerin çoğu zaman cezasız kaldığı da bilinmektedir. Bu durum, Filistinliler ile israilliler arasında açık bir ayrımcılık yaratarak aynı eylemler bakımından farklı hukuk sistemlerinin işletilmesine yol açmakta ve düzenlemenin belirli bir kesimi hedef aldığını açıkça ortaya koymaktadır.”

“Adil yargılanma güvenceleri ortadan kaldırılıyor”

Temiz, yasanın yargı süreçlerine ilişkin düzenlemelerine de dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:

“Üstelik yasa ile idam kararının 90 gün gibi kısa bir süre içerisinde uygulanması düzenlenmiş, idam kararı için gerekli olan oybirliği şartı kaldırılarak basit çoğunluk yeterli görülmüş, temyiz ve itiraz yolları ise önemli ölçüde kısıtlanmış durumdadır. Bu yönüyle düzenleme, adil yargılanma güvencelerini ortadan kaldıran ve siviller üzerinde sindirme amacı taşıyan bir mekanizma niteliğindedir. 7 Ekim 2023 tarihinden bu yana yaşlı, çocuk, kadın ayrımı gözetmeksizin sivillere yönelik saldırılarını sürdüren ve soykırım suçu işleyen israil terör devleti, bu yasa ile eli silahsız ve savunmasız sivilleri hedef alan eylemlerini meşrulaştırmaya yönelik yeni bir hukuki zemin oluşturmaya çalışmaktadır.”

“Uluslararası hukukla da bağdaşmıyor”

Temiz, düzenlemenin uluslararası hukukla da açıkça çeliştiğini belirterek, "Elbette söz konusu yasa Filistin’de bulunan hukukçular ve insan hakları savunucuları tarafından iptal talebiyle yüksek mahkemeye taşınmış bulunmaktadır. Bu hukuk mücadelesi bizlerin de desteğine ihtiyaç duymaktadır ve hem ülkemizde hem de dünyada daha yüksek sesle dile getirilmelidir. israil parlamentosu tarafından kabul edilen bu katliam yasası bütün uluslararası hukuk düzenlemelerine de aykırıdır. Öncelikle, idam cezasının uygulanmasına ilişkin uluslararası standartlar bakımından ciddi ihlaller söz konusudur. israilin taraf olduğu Medeni ve Siyasi Haklar Uluslararası Sözleşmesi’nde idam cezası son derece dar bir çerçeveye tabi tutulmuştur ve buna göre idam cezası yalnızca ‘en ağır suçlar’ için, sıkı usulü güvenceler altında ve keyfilikten uzak biçimde uygulanabilir. Buna karşılık söz konusu düzenleme, ‘terör’ kavramını geniş ve belirsiz bir şekilde kullanarak ölüm cezasının kapsamını genişletmekte ve özellikle askerî mahkemeler bakımından bu cezayı fiilen zorunlu hale getirmektedir. Nitekim bu yasa ile idam cezalarının keyfilik arz ettiği ve uluslararası hukukla bağdaşmadığı, düzenlemenin yalnızca Filistinlilere yönelik bir apartheid uygulamasının kılıfı olduğu ortadadır. Düzenleme aynı zamanda işgal altındaki topraklarda uygulanması bakımından uluslararası insancıl hukuk ile de bağdaşmamaktadır. 1949 tarihli IV. Cenevre Sözleşmesi uyarınca işgalci gücün cezai yetkileri son derece sınırlıdır ve bu yetkilerin işgal altındaki nüfusun korunması amacına uygun şekilde kullanılması gerekmektedir.” şeklinde konuştu.

“Bu yasanın varlığı dahi tek başına bir savaş suçu niteliğindedir.”

Temiz, Hukukçular Derneği olarak uluslararası girişimlerde bulunduklarını belirterek şu bilgileri paylaştı:

“Bu kapsamda Hukukçular Derneği olarak, israilin kabul ettiği ayrımcı idam yasasına karşı hukuki girişimler başlatmış ve Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Konseyi Özel Prosedürler nezdinde; Keyfi Tutuklamalar Çalışma Grubu’na, Yargısız ve Keyfi İnfazlar Özel Raportörlüğü’ne, İşgal Altındaki Filistin Topraklarında İnsan Haklarının Durumu Özel Raportörlüğü’ne, İşkence ve Diğer Zalimane, İnsanlık Dışı veya Aşağılayıcı Muamele veya Ceza Özel Raportörlüğüne başvurularda bulunulmuştur.”

“Tüm dünyayı mücadeleye davet ediyorum”

Temiz açıklamasını şu çağrıyla tamamladı:

“Son olarak Hukukçular Derneği olarak; başta ülkemizde olmak üzere dünyadaki bütün hukukçuları, insan hakları savunucularını, sivil toplum örgütlerini ve vicdan sahibi insanları israil parlamentosu’nun bu yasal düzenlemesi başta olmak üzere israil terör devletinin insanlığa karşı eylemlerine karşı durmak, sesimizi bütün dünyaya duyurmak ve en önemlisi özgür filistin için hukuki ve sivil mücadeleye davet ediyoruz.”

 

Kaynak :
İLKHA

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: