ICE ve Trump politikaları, belgeleri tam olan bir anneyi ve otizmli çocuğunu hedef aldı
ABD’de Trump döneminde sertleşen göçmen politikalarının sebep olduğu insan hakları tartışmaları yeniden gündemde.
ABD Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza (ICE) tarafından haftalarca gözaltında tutulan Kanadalı bir anne ve 7 yaşındaki kızı, 9 bin 500 dolarlık kefalet sonrası serbest bırakıldı. Ancak yaşananlar, ABD göç sisteminin sert ve tartışmalı yüzünü bir kez daha ortaya koydu.
Kanada’nın British Columbia eyaletinden olan Tania Warner ve otizmli kızı Ayla Luca’nın yaşadıkları, eleştirmenlere göre ICE’ın “insanlık dışı” uygulamalarının çarpıcı bir örneği. Warner, 2021 yılında bir ABD vatandaşıyla evlenerek ülkeye yerleşmişti ve ailesi, tüm göçmenlik belgelerinin eksiksiz olduğunu belirtiyor.
14 Mart’ta Teksas’ta bir kontrol noktasında durdurulan anne ve çocuk, parmak izi işlemi bahanesiyle ICE ajanları tarafından alındı ve günlerce geri bırakılmadı. Aileye göre bu süreç tamamen keyfi bir gözaltıydı.
Başlangıçta McAllen’daki Rio Grande gözaltı merkezine götürülen anne ve çocuk, burada yatak verilmeden, 24 saat açık ışıklar altında yerde uyumaya zorlandı. Daha sonra Dilley tesisine sevk edilen Warner, burada da baskı ve psikolojik yıldırma ile karşılaştığını anlattı.
Warner’ın ifadelerine göre ICE ajanları, kendisini sürekli kendi isteğiyle ülkeyi terk etmeye zorladı. Warner “Taktikleri sizi tehdit etmek ve yaşanmaz koşullar oluşturarak kendinizi sınır dışı etmenizi sağlamak.” diyerek yaşadıklarını özetledi.
Daha da çarpıcı olan ise, Warner’ın ABD’de kalmasının hukuki olarak mümkün olduğunun ortaya çıkması. Mahkeme, anne ve kızının kaçma riski taşımadığına hükmetti. Ayrıca Warner’ın göçmenlik belgelerinin doğru şekilde düzenlendiği ve ülkede kalma süresini uzatma hakkı bulunduğu belirtildi. Buna rağmen elektronik kelepçe takılması, eleştirilerin dozunu artırdı.
ICE yetkilileri, gözaltı gerekçesi olarak vize süresinin aşıldığını öne sürse de, Warner ailesi bu iddiayı belgelerle yalanladı. Warner’a verilen çalışma izninin 2030 yılına kadar geçerli olduğu ifade edildi.
Olay yalnızca bireysel bir mağduriyet olarak görülmüyor. Kanada hükümeti de ABD’de benzer şekilde gözaltına alınan birden fazla vatandaşın bulunduğunu açıkladı. Ancak diplomatik açıklamalar, yaşanan sert uygulamaların önüne geçmeye yetmedi.
Yaklaşık üç hafta süren gözaltı sürecinin ardından serbest bırakılan Warner, yaşadığı travmayı şu sözlerle dile getirdi “Hayatım burada, eşimle birlikte. Onu seviyorum ve gitmek istemiyorum. Ama ABD hakkında artık çok kötü bir izlenimim var.”
Eleştirmenlere göre bu olay, Trump döneminde kurumsallaşan sert göç politikalarının, bugün hâlâ etkisini sürdürdüğünü ve ABD Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza (ICE) eliyle sivillere yönelik ağır sonuçlar doğurduğunu gözler önüne seriyor. (İLKHA)