Merkez Platform

'Gel, çocukları vereceğiz' diye çağırıp öldürmüş

ANTALYA'da Hanım Biçer'i (30) eşarbıyla boğarak öldüren Hızır Çelik'in (33), eski eşini "Gel, çocukları vereceğiz" diyerek çağırdığı ortaya çıktı.

05 May 2026 - 13:55 YAYINLANMA
0 GÖSTERİM

ANTALYA'da Hanım Biçer'i (30) eşarbıyla boğarak öldüren Hızır Çelik'in (33), eski eşini "Gel, çocukları vereceğiz" diyerek çağırdığı ortaya çıktı. Maktulün ağabeyi Resul Biçer, "Olay gecesinin ertesi günü çocukları vereceğini söylemiş. Kardeşim, çocuklarının geleceğini zannederek dolaba onların sevdiği yiyeceklerden koymuş" dedi.

Olay, 11 Eylül 2025'te saat 01.00 sıralarında Muratpaşa ilçesi Güzeloba Mahallesi Örnekköy Caddesi'ndeki 3 katlı apartmanın giriş katında meydana geldi. Olaydan 1 hafta önce yeni evine taşınan iki çocuk annesi Hanım Biçer, eski eşi Hızır Çelik ile eve geldi. İkili arasında çıkan tartışma kavgaya dönüştü. Çelik, eski eşi Biçer'i eşarpla boğup ardından yastıkla yüzünü kapattı. Evden 3 saat sonra çıkan Hızır Çelik, yaklaşık 16 saat sonra Biçer'in kardeşini arayarak, "Eşimi öldürdüm, gidip teslim olacağım" diyerek telefonu kapattı. Biçer'in yakınları, durumu 112 Acil Çağrı Merkezi'ne bildirdi.

TESLİM OLUP, TUTUKLANDI

Eve giren Cinayet Büro Amirliği ekipleri, Hanım Biçer'in hayatını kaybettiğini belirledi. Biçer'in cansız bedeni, otopsi için Antalya Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı. Hızır Çelik de Döşemealtı Polis Merkezi Amirliği'ne gidip teslim oldu. Çelik'in ilk ifadesinde; eşinin kendisine, "Tekrar görüştüğümüzü ailene söylerim" diye tehdit ederek para istediğini, bu nedenle tartışma çıktığını ve boğarak öldürdüğünü söylediği belirtildi. Hızır Çelik işlemleri sonrası tutuklandı.

EVE GİRİŞLERİ GÜVENLİK KAMERASINDA

Diğer yandan Hanım Biçer'in son anları, güvenlik kamerasına yansıdı. Görüntülerde; Biçer ile Çelik'in siteye girdikleri, Biçer'in kapıyı açtığı ve ikilinin eve girdiği, bir süre sonra Çelik'in evden tek başına çıktığı görüldü. Evden elinde poşetle çıkan Çelik'in merdivenden indikten sonra bir süre eve baktığı, daha sonra siteden çıkıp uzaklaştığı anlar kameraya yansıdı. Hızır Çelik hakkında 'Kadına ve boşandığı eşe karşı kasten öldürme', 'Kişinin ölmesinden yararlanarak hırsızlık' suçlarından hazırlanan iddianame, 3'üncü Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi. Tutuklu sanık Hızır Çelik, ilk kez hakim karşısına çıktı.

'GÖZÜM KARARDI'

Hızır Çelik savunmasında, "Olay günü beni gündüz çağırdı. Evde akrep olduğunu söyledi, fotoğraf attı. Ben işim olduğunu söyleyerek gitmedim. Akşamsa kendini öldüreceğini söyleyerek bana mesaj attı. Saat ilerlemişti, yaklaşık 22.00 civarıydı. Ertesi gün abisini arayacağımı, ailelerle konuşacağımı, çocuklar meselesini çözeceğimi söyledim. Bunun üzerine beni eve davet etti, birlikte eve gittik. Benim evimdeki kız arkadaşım da fotoğraf attı. Buradan tartışma çıkardı. 'Çocuklarımı niye onun yanında bıraktın?' diyerek tartışmayı büyüttü. Ben çocukların uyku zamanı olduğunu, onları eve bırakmam gerektiğini söyledim. Bıçağa sarıldı, izin vermedim. Evden çıkmaya çalıştım. Ancak tartışma devam etti. 'Sen de erkek misin?' dedi. O anda artık kendimi tutamadım, gözüm karardı. Çok fazla birikmiştim, çocuklarımla beraber uzun süredir acı çekiyordum. Yastıkla yüzünü kapattım, yüzünü görmedim. Ne kadar süre kapattığımı net olarak söylemem mümkün değil. Daha sonra kusacak gibi oldum, arka taraftaki tuvalete gittim, elimi yüzümü birkaç defa yıkadım. Çıktığımda hareketsiz yatıyordu. O sırada zaten eşarbı bağlamıştım herhalde. Eşarbın da düğümlerini hatırlıyorum. Net bir şekilde nereden aldığımı, nereden bağladığımı hatırlamıyorum. Öldüğünü anladım. Telefonunu aldım, ilişki ortaya çıkmasın diye silmek istedim ancak şifre vardı. Telefonu kırıp evden çıktım. Telefonu da bir dereye attım" dedi.

'SARHOŞ DEĞİLDİM'

Çelik, "Olaydan sonra eve gittim. Çocuklar uyumuştu. Biraz onları izledim, ağladım. Düğün fotoğraflarım duruyordu. Onları götürdüm, inşaatta yaktım. Orada abimi gördüm, böyle bir şey yaptığımı söyledim. İntihar edeceğimi söyledim. Onlar da tedirgin olmuş. Başkasına zarar verebileceğimi düşünmüşler. Ne yaptığımı bilmeden dolandım. Abilerim beni aradı, 'Çocukları düşün, onların senden başka umudu yok, kendini düşünmüyorsan çocuklarını düşün' dedi. Aynı gün teslim oldum. Olay öncesinde veya sonrasında bir sarhoşluk etkisi yoktu. Ben hayatımda hiçbir şekilde alkol, uyuşturucu kullanmadım" diye konuştu.

'2 AY ÖNCE DE BENZER DURUMLAR YAŞANDI'

Maktulün ağabeyi Resul Biçer ise "Olaydan 2 ay önce de benzer durumlar yaşandı. Sanığın abisini aradık, 'Kardeşinize sahip çıkın. Boşanmışlar, daha ne istiyor?' dedik. Daha sonra bir şekilde kardeşime ulaşmış. 'Gel, çocukları vereceğiz' demiş. Olay gecesinin ertesi günü çocukları vereceğini söylemiş. Kardeşim, çocuklarının geleceğini zannederek dolaba onların sevdiği yiyeceklerden koymuş. Hanım'ın, Hızır ile buluşmaya nasıl gittiğinden haberimiz yoktu. Olaydan yaklaşık 1 ay önce de evden ayrılmıştı. Sığınma evine mi gitti, Hızır'ın yanında mıydı; bilmiyorduk. Onların tarafı, bizi arayıp Hızır'ın Hanım'ı öldürdüğünü söyledi" dedi. Mahkeme heyeti, sanık Çelik'in tutukluluğunun devamına karar vererek duruşmayı erteledi.

Kaynak :
DHA

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: